Tapu ve Kadastro Hukuku

Tapu ve kadastro hukuku; ülke sınırları içindeki taşınmaz malların (arazi, arsa, orman vb.) sınırlarının, yüzölçümlerinin ve hukuki durumlarının devlet eliyle tespit edilerek kayıt altına alınmasını ve bu kayıtlardan doğan uyuşmazlıkların çözümünü düzenleyen, Eşya Hukuku’nun en teknik alt dallarından biridir. Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet hakkının temel dayanağı, tapu sicilinin doğruluğu ve güvenilirliğidir. Ancak kadastro çalışmaları sırasında yapılan ölçüm hataları, eksik veya yanlış tespitler, mülkiyet sınırlarının kayması ve zilyetlik haklarının göz ardı edilmesi gibi durumlar, telafisi zor ve nesiller boyu sürebilecek devasa hak kayıplarına yol açabilmektedir.

Tapu ve kadastro hukuku kapsamında karşılaşılan başlıca uyuşmazlıklar ve sunduğumuz hizmetler şunlardır:

  • Kadastro tespiti sırasında yapılan askı ilanlarına itirazlar ve Kadastro Mahkemelerinde açılan davalar,
  • Kadastro öncesi veya sonrası hukuki sebeplere dayanan tapu iptali ve tescil davaları,
  • Orman kadastrosu sınırlandırmalarına itirazlar ve 2/B arazilerinden kaynaklanan mülkiyet uyuşmazlıkları,
  • Taşınmazların sınır ihtilafları, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi (müdahalenin men’i) ve kal (yıkım) davaları,
  • Hatalı tutulan tapu kayıtlarının (isim, soyisim, yüzölçümü hatalarının) düzeltilmesi davaları,
  • Yolsuz tescilin (hukuki dayanaktan yoksun veya geçersiz bir işleme dayalı kaydın) düzeltilmesi davaları,
  • Tapu sicilinin hatalı tutulmasından doğan zararlar nedeniyle Devletin kusursuz sorumluluğuna (TMK md. 1007) dayalı olarak açılan maddi tazminat davaları,
  • Hazine, belediye veya vakıf arazilerine ilişkin zilyetlikten (kullanımdan) doğan tescil davaları.

Tapu ve kadastro uyuşmazlıkları; teknik bilirkişi incelemelerinin, eski haritaların (hava fotoğraflarının) ve yerel bilirkişi beyanlarının davanın seyrini doğrudan değiştirdiği, usul kurallarının çok katı uygulandığı bir alandır. Özellikle kadastro tutanaklarının kesinleşmesinden sonra öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre gibi kesin yasal sürelerin geçirilmesi, gerçek hak sahiplerinin mülkiyet iddialarını tamamen kaybetmelerine neden olur. Mersin merkezli hukuk büromuz, mülkiyet hakkının korunması ilkesinden taviz vermeden; kadastro tespit hatalarının giderilmesi, sınır uyuşmazlıklarının çözümü ve tapu sicilinden doğan tüm ihtilaflarda müvekkillerine şeffaf ve sonuç odaklı profesyonel hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır.

WhatsApp Randevu Al Hemen Ara