Tüketici Hukuku

Tüketici hukuku; bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ve tüzel kişiler (tüketiciler) ile satıcı ve sağlayıcılar arasındaki ilişkileri düzenleyen, Borçlar Hukuku’nun tüketiciyi koruma ekseninde şekillenmiş dinamik bir dalıdır. Günlük hayatta en sık karşılaşılan hukuki ilişkilerin başında gelen tüketici işlemleri, ekonomik ve organizasyonel olarak daha güçlü konumda olan satıcı karşısında tüketicinin anayasal ve yasal haklarını güvence altına almayı amaçlar. Teknolojinin gelişmesi, e-ticaretin hızla yaygınlaşması ve mesafeli sözleşmelerin hayatımızın merkezine oturmasıyla birlikte tüketici uyuşmazlıkları hem hacim olarak büyümüş hem de teknik bir boyut kazanmıştır.

Tüketici hukuku kapsamında karşılaşılan başlıca uyuşmazlıklar ve sunduğumuz hizmetler şunlardır:

  • Ayıplı mal (kusurlu ürün, arızalı araç/cihaz vb.) ve ayıplı hizmetlerden doğan uyuşmazlıklar; bedel iadesi, ücretsiz onarım, ürün değişimi veya ayıp oranında indirim gibi seçimlik hakların kullanılması,
  • İl ve İlçe Tüketici Hakem Heyetleri ile Tüketici Mahkemeleri nezdinde başvuruların yapılması ve dava süreçlerinin baştan sona takibi,
  • Mesafeli sözleşmeler (internet alışverişleri, e-ticaret platformları) ve cayma hakkının usulüne uygun kullanılmasına ilişkin ihtilaflar,
  • Konut, devre tatil, paket tur ve abonelik sözleşmelerinden kaynaklanan yasal hak ihlalleri ve sözleşme fesihleri,
  • Tüketici kredileri, konut finansmanı sözleşmeleri, kredi kartı üyelik ücretleri ve bankacılık masraflarından doğan hak talepleri,
  • Tüketici sözleşmelerindeki haksız şartların tespiti ve iptali süreçleri,
  • Ayıplı veya kusurlu ürünlerin/hizmetlerin neden olduğu bedensel zararlar ve maddi kayıplara ilişkin tüketici tazminat davaları.

Tüketici hukuku; Tüketici Hakem Heyetlerine başvuru sınırları (parasal sınırlar), zorunlu arabuluculuk dava şartı ve çok kısa zamanaşımı ile ihbar sürelerini barındıran teknik bir mevzuata sahiptir. Parasal sınırların her yıl güncellenmesi sebebiyle, başvurunun Hakem Heyetine mi yoksa Tüketici Mahkemesine mi yapılacağının doğru tespit edilmesi, davanın usulden reddedilerek hak kaybına uğranılmaması adına hayati önem taşır. Satıcıların veya sağlayıcıların yasal yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçındığı durumlarda, delillerin tespiti ve sürecin hukuki nizamda yürütülmesi gerekir. Mersin merkezli hukuk büromuz, tüketicilerin uğradığı mağduriyetlerin giderilmesi, ayıplı mallardan doğan hakların eksiksiz tahsili ve satıcı/sağlayıcı konumundaki ticari işletmelerin tüketici mevzuatına tam uyumluluk göstermesi amacıyla şeffaf, hızlı ve profesyonel hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır.

  • Temyiz Sınırı 2026: AYM Kararı ve Yeni Düzenleme

    Temyiz sınırı 2026 yılı için 682.000 TL’dir. Ancak bu sınırın altındaki davalarda temyiz yolunun açık olup olmadığı, 2026 yılı içinde önce Anayasa Mahkemesi kararıyla daha sonrasında 12. Yargı Paketi ile temyiz meselesi iki kez değişmiştir. Temyiz sınırı 2026 yılında 682.000 TL olarak uygulanırken, Anayasa Mahkemesi 21 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete‘de yayımlanan iptal kararıyla, bu…

    Devamını Oku

WhatsApp Randevu Al Hemen Ara