Temyiz sınırı 2026 yılı için 682.000 TL’dir. Ancak bu sınırın altındaki davalarda temyiz yolunun açık olup olmadığı, 2026 yılı içinde önce Anayasa Mahkemesi kararıyla daha sonrasında 12. Yargı Paketi ile temyiz meselesi iki kez değişmiştir.
Temyiz sınırı 2026 yılında 682.000 TL olarak uygulanırken, Anayasa Mahkemesi 21 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete‘de yayımlanan iptal kararıyla, bu sınırı geçmeyen davalarda bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu kısmen ya da tümden kabul ederek verdiği kararlara karşı temyiz yolunu açtı. Ancak bu durum uzun sürmedi. TBMM Genel Kurulu’nda 16 Temmuz 2026’yı 17 Temmuz’a bağlayan gece kabul edilen 12. Yargı Paketi, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğinde bu kararlara karşı temyiz yolu, parasal sınırın altında kalan uyuşmazlıklar bakımından yeniden kapanacak. Bu yazıda iki düzenleme arasındaki geçiş rejimini, hangi dosyada hangi kuralın uygulanacağını ve uygulamadaki pratik sonuçları ele alıyoruz.

Temyiz Sınırı 2026 Yılında Ne Kadar?
Hukuk yargılamasında ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf, bölge adliye mahkemesi (BAM) kararına karşı ise kural olarak temyiz yoluna başvurulabilir. Ancak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.362/1-a, miktar veya değeri belirli bir parasal sınırı geçmeyen davalarda BAM kararlarının kesin olduğunu, yani Yargıtay’a taşınamayacağını düzenler. Bu sınır, HMK Ek Madde 1 uyarınca her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılır; temyiz sınırı 2026 yılı itibarıyla 682.000 TL olarak uygulanmaktadır.
Uygulamada dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta, kanun yoluna başvuruda hangi yılın parasal sınırının esas alınacağıdır. Mevzuatta yapılan son değişikliklerle parasal sınırların davanın açıldığı tarihteki tutar üzerinden belirlenmesi esası benimsenmiştir; böylece dava açıldığı anda kanun yolu statüsü belirli hâle gelmekte ve yargılamanın uzaması tarafın aleyhine sonuç doğurmamaktadır. Bu nedenle somut dosyada hangi yıl sınırının uygulanacağı, dava tarihine göre ayrıca kontrol edilmelidir.
İstinafın Kabulüyle Verilen “İlk ve Son” Karar
Temyiz sınırı 2026 senesine kadar kesinlik sınırında asıl tartışma kaynağı şudur:
İlk derece mahkemesi davacı lehine karar verir; davalı istinaf yoluna başvurur ve BAM istinaf başvurusunu kısmen veya tümden kabul ederek ilk derece kararını kaldırıp yeniden esas hakkında, bu kez davacı aleyhine bir karar verir. Dava değeri 682.000 TL’nin altında kaldığı için bu karar kesindir.
Burada davacı bakımından ortaya çıkan tablo ağır olmaktadır. Aleyhine sonuç doğuran karar, yargılama sürecinde ilk kez BAM tarafından verilmiştir; buna rağmen hiçbir üst denetimden geçmeden kesinleşmektedir. İlk derece aşamasında kazanan taraf, kendisine ilk kez zarar veren bir hükmü hiçbir mercie denetletememektedir. Anayasa Mahkemesi’nin önüne gelen mesele de tam olarak buydu.
AYM’nin İptal Kararı: E.2026/49, K.2026/48
Anayasa Mahkemesi, 26 Şubat 2026 tarihli ve E.2026/49, K.2026/48 sayılı kararıyla, HMK m.362/1-a’yı “istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hâli” yönünden Anayasa’ya aykırı bularak oybirliğiyle iptal etti. Karar, 21 Mayıs 2026 tarihli ve 33260 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yayım tarihinde yürürlüğe girdi.
İptalin Gerekçesi
Mahkemenin gerekçesi özetle şu eksene oturmaktadır: İstinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabul edilmesi hâlinde BAM’ın verdiği karar, ilk derece mahkemesi kararından farklı, ilk kez verilmiş bir karardır. Bu nitelikteki bir kararın parasal sınır gerekçesiyle her türlü denetimin dışında tutulması, Anayasa m.36’da güvence altına alınan hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkı kapsamındaki hükmün denetlenmesini talep etme hakkına ölçüsüz bir sınırlama getirmektedir (Anayasa m.13). AYM, yargının iş yükünü azaltma amacının meşru olduğunu kabul etmekle birlikte, aynı amaca hak kaybına yol açmayan daha hafif sınırlama araçlarıyla da ulaşılabileceğini vurgulamıştır.
Bu karar daha önce yine AYM’nin , 27 Mart 2025 tarihli ve E.2024/189 sayılı kararıyla idari yargıda benzer bir düzenlemeyi bölge idare mahkemesinin istinafı kabul ederek yeniden verdiği kararların parasal sınır nedeniyle temyiz edilememesini aynı gerekçeyle iptal etmişti. 2026 kararı, bu içtihat çizgisinin adli yargıya taşınmasından ibarettir.
İptal Kararının Doğurduğu Sonuç
21 Mayıs 2026 itibarıyla ortaya çıkan hukuki durum şudur: Miktar veya değeri 682.000 TL’yi geçmeyen davalarda dahi, BAM’ın istinaf başvurusunu kısmen veya tümden kabul ederek verdiği kararlara karşı temyiz yolu açılmıştır. Buna karşılık istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararlar bakımından kesinlik kuralı varlığını sürdürmektedir; iptal, yalnızca kabul hâline özgüdür.
12. Yargı Paketi ile Birlikte Temyiz Yolu Yeniden Kapanıyor
Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen “Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” teklifi (Esas No: 2/3737), 22 Haziran 2026’da TBMM’ye sunuldu, 24 Haziran 2026’da Adalet Komisyonu’nda kabul edildi ve 16 Temmuz 2026’yı 17 Temmuz’a bağlayan gece TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek kanunlaştı. Bu yazının kaleme alındığı tarih itibarıyla kanun henüz Resmî Gazete’de yayımlanmamıştır; hükümlerin bir bölümü yayım tarihinde, bir bölümü ise yayımdan üç ay sonra yürürlüğe girecektir.
Paket, AYM iptaliyle doğan boşluğu doldurma iddiasıyla HMK’nın temyize ilişkin hükümlerinde değişiklik yapmaktadır. Genel Kurul’da kabul edilen metne göre yeni sistem şöyle işleyecektir:
- Kabul veya reddedilen kısım ölçütü: BAM’ın istinaf başvurusunu kısmen ya da tamamen kabul ederek yeniden esas hakkında verdiği kararlarda, kararın kabul edilen veya reddedilen bölümünün miktar ya da değeri dikkate alınacak; bu tutarın parasal temyiz sınırını aşan kısmı temyiz edilebilecektir.
- Fark ölçütü: Miktar veya değeri temyiz sınırının altında kalan kararlarda ise ilk derece mahkemesi kararı ile BAM kararı arasındaki parasal fark esas alınacak; bu fark da temyiz sınırını aşmıyorsa Yargıtay’a başvurulamayacaktır.
Bu formülün pratik sonucu açıktır: Dava değeri 682.000 TL’yi geçmeyen bir uyuşmazlıkta iki karar arasındaki fark hiçbir zaman bu sınırı aşamayacağından, bu davalarda BAM’ın kısmen veya tümden kabul kararlarına karşı temyiz yolu fiilen yeniden kapanmaktadır. Başka bir deyişle kanun koyucu, AYM’nin iptal ettiği kesinlik rejimini, ölçütü yeniden formüle ederek büyük ölçüde eski hâline döndürmektedir.
Hangi Dosyada Hangi Kural Uygulanacak?
Uygulamacılar bakımından yazının en kritik bölümü burasıdır. Kabul edilen metindeki geçiş hükmüne göre, BAM kararlarının temyizine ilişkin yeni düzenleme, kanunun yürürlüğe girmesinden sonra verilen BAM kararlarına uygulanacaktır. Buna göre üç dönem ayırt edilmelidir:
| Dönem | Uygulanacak Rejim | 682.000 TL Altı Davada Kısmen/Tümden Kabul Kararına Temyiz |
|---|---|---|
| 21 Mayıs 2026 öncesi kesinleşen kararlar | İptal öncesi HMK m.362/1-a | Kapalı (kesinleşmiş dosyalar iptal kararından etkilenmez) |
| 21 Mayıs 2026 – yeni kanunun yürürlüğü arasında verilen BAM kararları | AYM iptali sonrası rejim | Açık |
| Yeni kanunun yürürlüğünden sonra verilen BAM kararları | 12. Yargı Paketi rejimi | Kapalı (kabul/red edilen kısım veya fark sınırı aşmadıkça) |
Temyiz Sınırı 2026 yılı ve öncesi ile ilgili bu tablo şu 2 uyarıyı beraberinde getirmektedir. Birincisi, hâlen elinde AYM iptali sonrası verilmiş ve temyiz süresi işleyen bir BAM kararı bulunan taraflar bakımından temyiz hakkı mevcuttur; sürenin kaçırılmaması gerekir. İkincisi, istinaf aşamasında bekleyen ve 682.000 TL altında kalan dosyalarda kararın hangi tarihte verileceği, temyiz imkânının bulunup bulunmayacağını doğrudan belirleyecektir. Resmî Gazete yayımı gerçekleştiğinde, ilgili maddenin yayım tarihinde mi yoksa üç ay sonra mı yürürlüğe gireceği mutlaka teyit edilmelidir.
İdari Yargının Düzenlemesi
Aynı paket, AYM’nin 2025 tarihli iptal kararının muhatabı olan idari yargı kanadında da düzenleme içermektedir. Kabul edilen metne göre bölge idare mahkemesinin (BİM) istinaf incelemesi sonucunda ilk derece kararını kaldırarak yeniden verdiği kararlar kural olarak tebliğden itibaren 30 gün içinde Danıştay’da temyiz edilebilecektir. Ancak bu kurala iki önemli istisna getirilmiştir: İlk derece kararı ile BİM kararı arasında hükmedilen tutar farkının 2026 yılı itibarıyla 55.000 TL’yi geçmemesi hâlinde temyiz yoluna gidilemeyecek; konusu 486.000 TL’yi aşmadığı için tek hâkimle karara bağlanan davalarda ise fark bu tutarı aşsa dahi karar temyiz edilemeyecektir. Ayrıca konusu 270.000 TL’yi aşıp 920.000 TL’yi aşmayan davalara özgü mevcut temyiz hükmü yürürlükten kaldırılmaktadır.
12. Yargı Paketi ile Birlikte Temyiz Sınırı Değerlendirmesi
Temyiz Sınırı 2026 yılındaki son düzenlenmesinin gerekçesi, Yargıtay’ın iş yükünün korunması ve küçük ve orta ölçekli uyuşmazlıkların iki dereceli yargılamayla makul sürede kesinleşmesi, yani usul ekonomisidir. Kesinlik sınırlarının tümüyle kaldırılmasının Yargıtay’ı işlevsiz kılacak bir dosya yığılmasına yol açacağı yönündeki endişe de haksız değildir.
Buna karşılık, AYM’nin iptal gerekçesinin merkezinde parasal sınırın kendisi değil, ilk kez verilen aleyhe bir kararın hiçbir denetimden geçmeden kesinleşmesi yatmaktadır. Yeni formül, “fark ölçütü” gibi bir ara mekanizma öngörse de, sınır altı davalarda bu ölçütün matematiksel olarak hiçbir zaman gerçekleşemeyecek olması, düzenlemenin AYM’nin işaret ettiği sorunu çözmekten çok, iptal edilen sonucu farklı bir cümle yapısıyla yeniden üretmesi anlamına gelebilir. Bu nedenle hükmün yürürlüğe girmesinin ardından yeniden somut norm denetimi yoluyla AYM önüne taşınması sürpriz olmayacaktır. Ayrıca sınır altında kalan dosyalarda farklı BAM dairelerinin birbiriyle çelişen kararlarının Yargıtay denetimine kapalı biçimde kesinleşmesi, içtihat birliği bakımından da tartışılmaya devam edecektir.
Sonuç
Temyiz Sınırı 2026 yılında iki kez yön değiştirmiştir: 21 Mayıs 2026’da açılan temyiz penceresi, 12. Yargı Paketi’nin yürürlüğe girmesiyle birlikte 682.000 TL altındaki davalar bakımından büyük ölçüde kapanacaktır. Bu ara dönemde verilen BAM kararları için temyiz hakkının titizlikle takip edilmesi, derdest dosyalarda ise karar tarihinin hangi rejime denk geleceğinin öngörülmesi gerekir. Somut dosyanızın hangi kurala tabi olduğu; dava tarihi, dava değeri, BAM karar tarihi ve kanunun yürürlük hükmü birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir. Bu konuda bir avukattan hukuki destek alınması hak kaybını önleyecektir.
Sık Sorulan Sorular
2026 yılında temyiz parasal sınırı ne kadardır?
Temyiz sınırı 2026 yılında HMK kapsamındaki davalar için 682.000 TL’dir. Miktar veya değeri bu tutarı geçmeyen davalarda BAM kararları kural olarak kesindir. Parasal sınırın hangi yıl üzerinden uygulanacağı dava tarihine göre belirlenir.
AYM hangi hükmü, hangi yönden iptal etti?
AYM, 26.02.2026 tarihli ve E.2026/49, K.2026/48 sayılı kararıyla HMK m.362/1-a’yı yalnızca “istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hâli” yönünden iptal etti. İstinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararlar bakımından kesinlik kuralı devam etmektedir.
Şu anda 682.000 TL altındaki davamda BAM kararını temyiz edebilir miyim?
BAM istinaf başvurusunu kısmen veya tümden kabul ederek karar vermişse ve karar 21 Mayıs 2026’dan sonra, 12. Yargı Paketi’nin ilgili hükmü yürürlüğe girmeden önce verilmişse temyiz yolu açıktır. Kararın niteliği ve tarihine göre değerlendirme yapılması gerekir.
12. Yargı Paketi yürürlüğe girdi mi?
Kanun, 16 Temmuz 2026’yı 17 Temmuz’a bağlayan gece TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi; ancak bu yazının yayımlandığı tarih itibarıyla Resmî Gazete’de yayımlanmamıştır. Hükümlerin bir kısmı yayım tarihinde, bir kısmı yayımdan üç ay sonra yürürlüğe girecektir.
Yeni düzenleme derdest (devam eden) dosyaları etkiler mi?
Kabul edilen metindeki geçiş hükmüne göre BAM kararlarının temyizine ilişkin yeni kurallar, kanunun yürürlüğünden sonra verilen BAM kararlarına uygulanacaktır. Yürürlükten önce verilmiş kararlar bakımından AYM iptali sonrası rejim geçerlidir.
İstinaf başvurusu reddedilirse temyiz mümkün mü?
Dava değeri 682.000 TL’yi geçmiyorsa istinaf başvurusunun esastan reddi hâlinde temyiz yolu hem AYM kararı öncesinde hem sonrasında kapalıdır; AYM iptali yalnızca kabul kararlarına ilişkindir.
Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Kanun henüz Resmî Gazete’de yayımlanmadığından kesin madde numaraları ve yürürlük tarihleri yayımlanacak metne göre teyit edilmelidir. Somut uyuşmazlığınız hakkında bir avukata danışmanız önerilir.