Güncelleme: 25 Temmuz 2026 – Teklifin tamamı 22 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilmiştir. 4 Ağustos – Genel Kurul aşaması beklenmektedir.
Türkiye’nin uzun süredir tartıştığı suça sürüklenen çocuklar yasası, TBMM Adalet Komisyonunda kabul edildi. Resmî adıyla “Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” olan düzenleme, 14 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına sunulmuş ve 22 Temmuz 2026 tarihinde komisyonun tamamından geçmiştir. Teklif; çocukların ceza sorumluluğundan silah muhafazasına, tekerrür hükümlerinden infaz rejimine kadar çocuk ceza adaletinin temel taşlarını yeniden şekillendirmektedir.
Bu yazıda, suça sürüklenen çocuklar yasası olarak bilinen teklifin getirebileceği değişiklikler ele alınmaktadır.

Suça Sürüklenen Çocuklar Yasası Nedir?
Kamuoyunda suça sürüklenen çocuklar yasası olarak anılan teklif; yürütme ve yürürlük maddeleri dahil 18 maddeden oluşmakta ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu başta olmak üzere 7 farklı kanunda değişiklik öngörmektedir. Düzenlemenin arka planında, kamuoyunda “Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu” olarak bilinen Meclis Araştırma Komisyonu’nun kapsamlı saha çalışması bulunmaktadır. Komisyon; çocuk eğitim evlerinde bulunan 610 çocuk ile 1.765 çocuk hâkimi ve Cumhuriyet savcısıyla görüşerek hazırladığı raporu TBMM Başkanlığı’na sunmuş, teklif bu raporun tespit ve önerileri esas alınarak kaleme alınmıştır.
Teklifin gerekçesi açıktır: Suç örgütlerinin, mevcut yaş indirimi rejiminden yararlanmak amacıyla çocukları tetikçi ve kurye olarak kullanması. Son yıllarda kamuoyunu sarsan olaylar, çocukların organize suç yapıları tarafından bilinçli biçimde araçsallaştırıldığını ortaya koymuş; mevcut sistemin bu istismara karşı yeterli caydırıcılık sağlamadığı yönünde güçlü bir toplumsal talep oluşmuştur.
Suça Sürüklenen Çocuklar Yasası Yürürlüğe Girdi mi?
Düzenleme henüz yasalaşmamıştır. Teklifin tamamı 22 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilmiş; ancak TBMM Genel Kurulunda görüşülmemiştir. Bu noktada bir kavram karışıklığına dikkat çekmek gerekmektedir. Basında yer alan “TBMM’de kabul edildi” başlıkları, teklifin komisyon aşamasını tamamladığını ifade etmektedir. Bir kanun teklifinin yürürlüğe girebilmesi için komisyon kabulü tek başına yeterli değildir; teklifin TBMM Genel Kurulunda görüşülüp kabul edilmesi, Cumhurbaşkanınca onaylanması ve Resmî Gazete’de yayımlanması gerekmektedir. Komisyon Başkanının teklifin ilerleyen günlerde Genel Kurulun takdirine sunulacağı yönündeki açıklaması ve düzenlemenin Meclis tatile girmeden yasalaştırılması hedefi dikkate alındığında, sürecin kısa vadede tamamlanması beklenmektedir.
Komisyondan Geçen Düzenlemeler
Ateşli Silahını Çocuğun Erişimine Açık Bırakmak Artık Bağımsız Bir Suç
Komisyondan geçen ilk düzenleme, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a yeni bir suç tipi eklemektedir. Buna göre, ateşli silahını dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza ederek çocuğun eline geçmesine neden olan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.
Düzenlemeyi somutlaştırmak gerekirse: Evinde ruhsatlı tabanca bulunduran bir kişinin silahı kilitli kasa yerine komodin çekmecesinde durmaktaysa ve 15 yaşındaki çocuğu bu silahı ele geçirmişse, çocuk silahla herhangi bir zarar vermemiş olsa dahi silah sahibi hakkında ceza soruşturması gündeme gelecektir. Zira suçun oluşumu için zarar neticesi aranmamakta; silahın özensiz muhafaza nedeniyle çocuğun eline geçmiş olması yeterli görülmektedir.
Uygulama açısından belirleyici kavram, “dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık” olacaktır. Silahın kilitli kasada mı, çekmecede mi yoksa araç içinde mi bulunduğu gibi somut olay koşulları, hem iddianın hem de savunmanın temel eksenini oluşturacaktır. Bu tür dosyalarda deneyimli bir müdafi ile çalışılması, sürecin seyri bakımından önem taşımaktadır. Büromuzun ceza hukuku alanındaki çalışmaları hakkında ayrıntılı bilgiye ilgili sayfadan ulaşılabilir.
12-15 Yaş Grubunda Ceza Sorumluluğunun Çerçevesi
Kabul edilen ikinci madde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun yaş küçüklüğü rejimine ilişkindir. Buna göre, fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmuş ancak 15 yaşını doldurmamış çocukların, işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamamaları veya davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumlulukları bulunmayacak; bu çocuklar hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanacaktır.
Bu hüküm ilk bakışta mevcut sistemin mantığını korur görünse de, teklifin bütünüyle birlikte değerlendirildiğinde tablonun değiştiği görülmektedir. Zira paketin devamında, aynı yaş gruplarına ilişkin ceza rejimini önemli ölçüde sertleştiren maddeler yer almaktadır.
Suça Sürüklenen Çocuklar Yasası ile Öngörülen Diğer Değişiklikler
Kanun teklifiyle, damgalayıcı bulunan SSÇ “suça sürüklenen çocuk” ibaresi yerine daha tarafsız olan “adli süreçteki çocuk” kavramı getirilmektedir. Çocuğun üstün yararını gözeten bu değişiklik; mevzuat, iddianame ve mahkeme kararlarındaki hukuki dili doğrudan güncelleyecektir.
Ayrıca, çocuk hakkında kamu davası açılması halinde, gerekli idari tedbirlerin alınabilmesi için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığının yerel müdürlüklerine bildirim yapılması zorunlu hale gelmektedir.
TCK 31 Değişikliği: Yaş İndirimi Hâkim Takdirine Bağlanıyor
TCK’nın 31. maddesinde öngörülen değişiklikle; kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama gibi ağır suçlarda, 15-18 yaş grubundaki çocuklar hakkında hâkime yaş indirimini uygulamama yetkisi tanınmaktadır. Hâkim bu takdiri kullanırken kusurun ağırlığını, güdülen amaç ve saiki, suçun işleniş biçimini ve failin daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkûm edilip edilmediğini gözetecektir. Benzer şekilde, 12-15 yaş grubunda da belirli koşullarda bir üst yaş grubunun ceza rejiminin uygulanabilmesi öngörülmektedir. Ayrıca yaş küçüklüğüne bağlı indirim sonrası uygulanacak hapis cezalarının alt ve üst sınırları yükseltilmektedir.
Tekerrür Yaş Sınırı 18’den 15’e İndiriliyor
Mevcut sistemde 18 yaşından küçükken işlenen fiiller tekerrüre esas alınmamaktadır. Teklifle bu sınır 15’e çekilmekte; 15 yaşını doldurmuş çocukların fiilleri, sonraki mahkûmiyetlerde tekerrür hükümleri bakımından dikkate alınabilecektir. Düzenlemenin amacı, örgütlerin “sabıka işlemez” varsayımıyla aynı çocukları tekrar tekrar suçta kullanmasının önüne geçmektir.
İnfaz Rejiminde “1 Gün = 2 Gün” Kuralına İstisna
Yürürlükteki düzenlemede, çocuğun 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği her 1 gün, koşullu salıverilme hesabında 2 gün sayılmaktadır. Teklif; kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu madde imal ve ticareti ile suç örgütü kurma suçlarında bu kuralı kaldırmakta ve hesabın birebir yapılmasını öngörmektedir. Bu değişiklik, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hesaplamalarını doğrudan etkileyecektir; güncel mevzuata göre hesaplama için infaz ve yatar hesaplama sayfamızdan yararlanılabilir.
Ailenin Sorumluluğu
Tedbir Kararına Aykırılıkta Tazyik Hapsi Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kimse hakkında, fiil ayrıca suç teşkil etse dahi, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre çocuk hâkimi kararıyla üç günden on güne kadar tazyik hapsi uygulanabilecektir. Bu kararlara karşı itiraz yolu açıktır. Düzenleme, koruyucu ve destekleyici tedbirlerin fiilen uygulanmasını sağlamayı amaçlamaktadır. Uygulamada, tedbir kararlarının gereklerinin aile tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle tedbirlerin sonuçsuz kaldığı gözlemlenmekteydi.
İnfaz Rejiminde Yeni Düzen
Kapalı Kurumdan Eğitimevine Geçiş Teklifle, çocuk hükümlülerin cezalarının doğrudan çocuk eğitimevlerinde infazına başlanması uygulamasına son verilmektedir. Buna göre infaza çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında başlanacak; çocuğun eğitimevine ayrılmasına, psikolog, pedagog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, psikolojik danışman, rehberlik uzmanı veya öğretmen gibi en az bir uzmanın da katılımıyla oluşturulan idare ve gözlem kurulu tarafından en geç üç ayda bir yapılan değerlendirme sonucunda karar verilecektir. Bu kuralın istisnası bulunmaktadır: Terör suçları ile örgüt kurma, yönetme veya örgüte üye olma suçları ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar hariç olmak üzere; kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az, taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olan çocuk hükümlülerin cezaları doğrudan çocuk eğitimevlerinde yerine getirilecektir.
Yönlendirme Tedbirleri ve HAGB ile İlişkisi
Ceza sorumluluğu bulunmayan adli süreçteki çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri niteliğinde “yönlendirme tedbirleri” getirilmektedir. Bunlar arasında sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri, dijital risklerden korunma tedbiri ile kitap ve kütüphane tedbiri sayılabilir. Ayrıca, adli süreçteki çocuklar hakkında yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi hâlinde, yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçının denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanması öngörülmektedir.
Bıçak Satış Yasağı, Aile Sorumluluğu ve Koruyucu Tedbirler
Teklif kapsamında ayrıca; bıçak ve benzeri kesici aletlerin çocuklara satılması ve çocuklar tarafından taşınması yasaklanmakta, aile hukukundan doğan yükümlülüklerini ihmal ederek çocuğun ağır suç işlemesine neden olan ebeveynler için yaptırım öngörülmekte, ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar bakımından ise dijital risklerden korunmadan bağımlılıkla mücadeleye uzanan yeni yönlendirme tedbirleri getirilmektedir.
Yasak internet ve mesafeli satışları da kapsıyor; ihlalde 5.000 TL, vahim hallerde 10.000 TL idari para cezası; sanat veya mesleğin icrası için gerekli aletler kapsam dışı.
Bunun yanında, 15 yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme raporu alınmadan düzenlenen iddianamenin iadesi hükme bağlanmaktadır.

Vatandaşlar Açısından
Teklifin yasalaşması hâlinde günlük yaşama yansımaları şu şekilde olacaktır: Evinde ruhsatlı silah bulunduran herkes için silahın kilitli ve çocukların erişemeyeceği biçimde muhafazası, cezai yaptırıma bağlı bir hukuki zorunluluk hâline gelecektir. Esnaf bakımından çocuklara bıçak ve kesici alet satışı yasak kapsamına alınacaktır. Ergenlik çağında çocuğu bulunan aileler ise çocuğun karıştığı olaylarda kendi hukuki sorumluluklarının da gündeme gelebileceğini göz önünde bulundurmalıdır.
Çocuğu hakkında soruşturma yürütülen aileler bakımından süreç daha da kritik hâle gelmektedir. Yaş indiriminin uygulanıp uygulanmayacağının hâkim takdirine bırakıldığı bir sistemde, soruşturmanın ilk anından itibaren etkin müdafilik, dosyanın seyrini eskisinden çok daha fazla belirleyecektir. Konuyla bağlantılı güncel yasama gelişmeleri için 12. Yargı Paketi ile ilgili yazımız da incelenebilir.
Suça Sürüklenen Çocuklar Yasası Hakkında Sık Sorulan Sorular
SSÇ (Suça sürüklenen çocuk) kalktı mı?
Hayır, hukuken tamamen kalkmıyor ancak ismi değişiyor. Yasalardan “Suça Sürüklenen Çocuk” ibaresi çıkarılarak yerine “Adli Süreçteki Çocuk” tanımı getiriliyor. Bu isim değişikliğiyle birlikte, ağır suçlarda bu çocuklara yönelik yaş indirimleri zorunlu olmaktan çıkarılıyor ve ceza infaz şartları sertleştiriliyor.
SSÇ (Suça sürüklenen çocuk) yasası son durum nedir?
Düzenleme henüz yasalaşmadı. İlgili kanun teklifi TBMM Adalet Komisyonundan geçti ve şu an (Ağustos 2026 itibarıyla) TBMM Genel Kurulunda görüşülme aşamasında. Genel kurulda kabul edilip Resmi Gazete’de yayımlandığı gün yürürlüğe girecek.
Suça sürüklenen çocuklar yasası yürürlüğe girdi mi?
Hayır. Teklifin tamamı 22 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilmiş, ancak Genel Kurulda görüşülmemiştir. Basındaki “TBMM’de kabul edildi” ifadeleri komisyon aşamasını anlatmaktadır. Yürürlük için Genel Kurulda kabul ve Resmî Gazete’de yayım şarttır.
“Suça sürüklenen çocuk” ifadesi kalkıyor mu?
Evet. Teklifle, Çocuk Koruma Kanunu, Sosyal Hizmetler Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanununda geçen “suça sürüklenen çocuk” ibaresi “adli süreçteki çocuk” olarak değiştirilmektedir. Değişiklik, çocuğu damgalayan bir nitelendirmenin yerine hukuki durumu tanımlayan nötr bir ifade konulmasını amaçlamaktadır.
Çocuklarda ceza sorumluluğu yaşı değişiyor mu?
Ceza sorumluluğunun başlangıcı olan 12 yaş korunmaktadır. Değişen husus, 12-15 ve 15-18 yaş gruplarına uygulanan indirim rejimidir: Ağır suçlarda hâkime yaş indirimini uygulamama yetkisi tanınmakta ve ceza aralıkları yükseltilmektedir.
Silahını evde açıkta bırakan kişi ceza alır mı?
Teklifin yasalaşması hâlinde evet. Silahını gerekli özeni göstermeden muhafaza edip çocuğun eline geçmesine neden olan kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşabilecektir.
Tekerrür yaşının 15’e inmesi ne anlama gelmektedir?
15 yaşını doldurmuş bir çocuğun işlediği suç, ileride işleyeceği suçlar bakımından mükerrirlik değerlendirmesine esas alınabilecek; bu durum hem cezayı hem de infaz rejimini ağırlaştırabilecektir.
Düzenleme geçmişteki suçlara uygulanacak mı?
Ceza hukukunun temel ilkesi gereği aleyhe hükümler geçmişe yürümez. Yasa yürürlüğe girmeden önce işlenen fiillerde fail lehine olan mevcut hükümler uygulanmaya devam edecektir.
Bu makale bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımamaktadır. Somut uyuşmazlığınıza ilişkin değerlendirme için bir avukata başvurmanız önerilir.